Ana Sayfa - il rehberi
Aranan:   Sektor:           Yardim
boluilrehberi >> Mudurnu


TARİHİ

Mudurnu'nun tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Çeşitli medeniyetlerin ilk yerleşim yeridir. Anadolu'nun Türkleşmesinde büyük rol oynamıştır. İlçe tarihi ve kültürel değerlerle çevrilidir. Yeşilin ayrı bir yeri vardır. Camileri, türbeleri ve eski evleri ile bir açık hava müzesini andırmaktadır. İnsanlarının sıcakkanlılığı, oyalarının inceliği ve zerafeti, tavuğu, helvası ile tanınmaktadır.
Ormanlar, göller, kaplıcalar ve tabii güzellikler ilçeye ayrı bir önem katmaktadır. İlk Türk yerleşiminin Selçuklu döneminde başlandığını bildiğimiz Mudurnu, daha sonra Osmanlı İmparatorluğunun çekirdeğini oluşturan ana bölge içinde yer alır. Osman Bey döneminde yoğun Türk akınlarına uğrayan Mudurnu, Samsa Çavuş ve Köse Nihal'in rehberliğinde Osmanlı Beyliğinin ilk topraklarına katılır. I. Murat Döneminde, Osmanlı Devletinin ilk düzenli ordusunun temeli olan "Yaya Örgütünü" oluşturan ve yine Osmanlının ilk Maliye Hazine örgütünü kuran Halil Hayrettin Paşa (Çandarlı Kara Halil) Mudurnu'ludur. Şeyh Fahreddi-i Rumi'nin öğrencisi olup, Mudurnu ahi örgütlerinde yetişen Çandarlı, daha sonra Osmanlı'nın ilk veziri olacaktır. Yıldırım Beyazıt döneminde yapılan Yıldırım Beyazıt Camii (1374) ve Yıldırım Beyazıt Hamamı (1382) altıyüz yıldır ayakta durmaktadır. Fetret Devrinde güvenli bir Osmanlı beldesi olarak bilinen Mudurnu, Şehzade Mehmet Çelebi ve Emir Süleyman'a bir dönem sığınak olmuştur. 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında Anadolu, işgal edilmeye başlanmıştır. Mudurnu ve yöresindeki yurtsever güçler, Osmanlı Teşkilatı Mahsus Lideri Kuşçubaşı Eşref öncülüğünde 30 Mayıs 1919'da "Mudurnu Redd-i İlhak Cemiyeti"ni, 20 Ekim 1919'da "Mudurnu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti"ni kurarlar. Anadolu isyanının alevlenmeden söndürülmesini amaçlayan İtilaf Devletleri ve Osmanlı saray yönetiminin siyasi ve dini etkisi ile örgütlenen Hilafet ve şeriat yanlısı gerici kuvvetler, 21 Nisan 1920'de Mudurnu şehir merkezini basarak, Kaymakam Ali Nail'i ve Savcı Salih Zeki Bey'i hapsederler. Kaymakamlık makamına çevre köylülerinden Hacı Hamdi'yi oturturlar. Kuva-i Milliyeciler şehri terkederler. 4 Mayıs 1920'de Mudurnu'ya gelen Çolak İbrahim Bey kuvvetleri Mudurnu'yu hilafetçilerin elinden kurtarırlar. Çevre köylüleri tekrar toparlayan Düzce ve Bolu isyancıları 13 Mayıs 1920'de tekrar Mudurnu'yu kuşatırlar. 13-14-15 Mayıs günleri boyunca devam eden çatışmalar sonrasında, şehir halkı topyekün Kuva-i Milliye saflarında yer alır ve hilafet kuvvetleri dağıtılır.

COĞRAFİ DURUMU

Mudurnu İlçesi, Karadeniz Bölgesinin Batı Karadeniz bölümünde yer alan Bolu İline bağlıdır. İlçe Merkezi, Bolu'dan 50 km. güneybatıda, Hisar ve Kulaklı tepelerinin arasında kalan vadi içerisinde kurulmuştur. İlçe hudutları; Kuzeyinde Düzce İlçesi, kuzeybatısında Hendek İlçesi, kuzeydoğusunda Bolu İli, doğusunda Seben İlçesi, güneyinde Nallıhan İlçesi, batısında Göynük ve Akyazı İlçeleri bulunmaktadır. İlçe Merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 840 m.'dir. Yüzölçümü 1349 km2'dir. Mudurnu'nunkuzey ve kuzeybatısında mozeik, tortul kayaçlar görülür. İlçenin jeolojik yapısını oluşturan ovalar civarındaki köyün adı ile söylenir. Munduşlar Ovası, Pelitözü Ovası, Çapni Ovası, Sarıyer Ovası, Örencik Ovası, Sürmeli vası, Topallar Ovası gibi. Dağ sıraları, batı istikametinde uzanır ve batıdan doğuya doğru yükseklikler artar. Belirgin olarak üç dağ sırası vardır. Birincisi ilçenin en kuzeyinden geçen, Düzce İlçesi ile sınır çizgilerini oluşturan Abant Dağlarıdır. İkinci sıra, Akyazı - Göynük sınırından başlayarak doğuya doğru Akkaya Tepe (1628 m.), Kuzgun Tepe (1651 m.), Alaçam Tepe (1689 m.) ile devam ederek Bolu'nun Aladağ ve Köroğlu sıra dağları ile birleşirler. Üçüncü sıra ise, Göynük İlçesini ortalayıp yükselerek, güneybatıdan Mudurnu İlçesi hudutlarına girerler. Mudurnu İlçesinin merkezinin doğusunda bulunan Hisar Dağı (1384 m.) ve Şehriman Tepeleri (1115 m.) de Mudurnu'ya girişte dikkati çeken iki yükseltidir. Mudurnu Suyu; Ardıç Dağlarının kuzey eteklerinden doğar. Belirli bir kaynağı yoktur. Küçük kaynaklar ve yan derelerden toplanarak meydana gelir. Akşam Boğazında Büyük Su deresiyle birleşir.

ULAŞIM

İlçe merkezi üç ayrı yönden gelen karayollarının birleştiği bir yerde kurulmuştur. Merkezin Bolu'ya olan uzaklığı 50 km. olup, yol asfalttır. İlçeden itibaren 6 km. sonra Abant'a yol sapar. Mudurnu - Abant arası 18 km.dir. İlçenin ikinci yol bağlantısı Nallıhan üzerinden Ankara'dır. Yeni yapılmakta olan E-1 karayolu ile birleştirilerek ulaşım daha da kolaylaşmıştır. Ankara - Mudurnu arası 200 km. civarında ve yolu asfalttır. Üçüncü yol bağlantısı Akyazı üzerinden Adapazarı'dır. Akyazı - Mudurnu arası 70 km. olup Adapazarı - Mudurnu arası 100 km.dir. Bu yolun 18 km.sinde yoldan ayrılarak Göynük İlçesine gidilir.

ÇEVRE ÇEKİCİLİKLERİ VE TUR İMKANLARI

Yıldırım Beyazıt Camii ve Hamamı, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Armutçular Konağı, Şeyh Tevfik Efendi, Şeyh Fahreddin Rumi, Abdurrahim Tırsi, Karaarslan Baba, Davud-i Halveti gibi insanların türbeleri görülmesi ve ziyaret edilmesi gereken yerlerdir.

GEZİ VE MESİRE YERLERİ

İlçe merkezinde bir park ve orman içlerinde pek çok dinlenme yerleri vardır. Sülük Gölü, Karamurat Gölü, Karayokuş mevkii, Maymuncular, Tereli yaylası halkın tatil günlerinde dinlenme yerleridir.
Karamurat Gölü: Mudurnu - Akyazı yol kenarında Karamurat Köyü yakınındadır. Mudurnu'ya 35 km. uzaklıktadır. Dipten kaynayan ve etraftan inen kaynak suları ile beslenmektedir. İçerisinde Turna ve Kadife balığı bulunmaktadır.
Sülük Gölü:Halk arasında Sülüklü Göl veya Sarıgölcük'de denir. Mudurnu - Akyazı yoluna 9 km. mesafede Akyokuşkavağı köyü hudutları içindedir. Yer kayması sonunda oluşan göl bir set gölüdür ve 55-60 dönüm büyüklüğündedir. Mudurnu'ya 50 km. mesafede bulunan Sülük gölünde Abant Alası, Gökkuşağı ve kırmızı benekli alabalık bulunur. Göl ve civarı en çok bitki ve ağaç türlerine sahip olma özelliğini taşır. Tabiatı koruma alanı ilan edilmiş olan göl ve çevresi koruma altındadır.
   
SAĞLIK (KAPLICA TURİZMİ)

Babas Kaplıcası: Mudurnu'ya 5 km. mesafede bulunan kaplıca suları, travertenler arasından çıkmaktadır ve su sıcaklığı 40oC'dir. Şu anda 18 yataklı bir tesisin bulunduğu kaplıcada 84 yataklı bir otel inşaatı devam etmektedir. Kaplıcanın özelliği toprak kalevili ve bikarbonatlı sudur. Metabolizma hastalıkları ve hafif diabetliler üzerinde olumlu etkileri vardır. Fiziksel olarak izotermal hipotonik bir maden suyudur.
Sarot Kaplıcası: Mudurnu'nun 30 km. kuzeybatısında Ilıca Köyü hudutları içerisindedir. Bolu vilayeti dahilinde bulunan bütün maden sularından ayrı bir özellik taşıyan kaynak, sıcak ve sülfatlıdır. 66oC sıcaklığındadır. Kaplıcanın kaynağı metamorfik kristalin, serilerin hakim olduğu masifin güneyinde lav damarları arasından çıkar. Acı sular grubuna girer. Fiziksel olarak hipertermal hipotonik bir maden suyudur.

BELİRLİ GÜNLER

    Ümran Sülüst (Şeyh-ül Ümran): Kimliği ve yaşadığı zaman hakkında elimizde kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Halen Şeyh-ül Ümran tepesinde yatmakta olduğu bilinmektedir. Her yıl Temmuz ayının ilk pazar günü Şeyh-ül Ümran bayramı olarak kutlanmaktadır. Bu günde Kuran-ı Kerim ve Mevlidi Şerif okutulmaktadır. Gelen misafirlere de kazanlarda pişen pilav ikram edilmektedir. Gerek ilçe içinden gerekse çevre il ve ilçelerden katılım çok fazla olmaktadır. Şeyh-ül Ümran Kültür Tanıtma Vakfı Tel:4212595
    Ahilik Kültürü Haftası: Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü merkez yürütme kurulu kararı ile Bolu'da Valilik Makamının uygun görüşleri ile de Mudurnu'da kutlanmasına karar verilmiştir. Hafta her yıl Ekim ayının 2'nci Pazartesi günü başlar ve 7 gün sürer. Mudurnu'da Ahiliğin çok eski bir geçmişi vardır. Fetihle beraber, belki fetihten de önce Ahilik Mudurnu'da yerleşmiş ve kök salmıştır. Mudurnu'da bazı Ahi gelenekleri hala yaşamaktadır. Bunlardan her hafta cuma günleri cuma selası ile namazı arasında yapılan esnaf duasını ve yine esnaf arasında "orta parası" adı altında toplanan yardımlardan bahsedilebilir.

MUDURNU SİVİL MİMARİSİ

    Mudurnu sivil mimarisini daha çok İç ve Batı Anadolu çevresinde göze çarpan ahşap iskelet sistem evler içerisinde incelemek gerekir. Ev planlarında ortak bir plan motifinin varlığından söz edilebilir. Avlu veya sofa etrafında odalar ve servis mekanları vardır. Odalar arasında kullanma açısından farklılaşma hemen hemen olmadığından, her oda yeme, oturma ve yatma ihtiyaçlarının hepsine cevap verebilir. Evler iki kattan çok değildir. Üst katlar genellikle servisler dışındaki ev yaşantısının bölümlerini içerir. Depoları, ahırı, samanlığı, kileri, fırınevi içeren zemin katlar değişik karakterde ve hep aynıdır. Odaların boyutları hakkında önemli farklılıklar yoktur. İç düzenleme birbirine benzer. Odalarda sedirler bulunur, oda duvarlarının bir diğerinde ise ocak yer alır. İki yanında kandil, lamba vs. koymak için boşluklar bulunur. Odalarda yüklüğün üzerinden de geçen (Yemişlik olarak kullanılan) küçük raflar çepeçevre dolaşır. Ahşap işlemeciliği dış ve iç kapılarda, tavanlarda, ocaklarda, ocak çevresindeki boşluklarda ve dolap kapaklarında göze çarpar. Odaların bu özelliklerine ilave olarak onun belirgin bir mekan olmasını sağlayan, el ürünü kilim, yastık, örme perde ve örtüler bulunur. Mudurnu'nun, eski kasaba dokusundaki sınıfsal farklılıklar bir tek ev hariç, belirgin değildir. Bu ev şimdi Armutçular Konağı olarak bilinen Hakkı Efendiler'in evidir. Ekonomik açıdan o dönemde güçlü olan bu aile, yapı ustalarını İstanbul'dan getirtmiş ve dolayısıyla değişik bir plan türü ile ev inşa edilmiştir. Bu örnek dışında diğer bütün konutlar plan ve diğer özellikleri ile daha sade yapılmıştır.

EKONOMİK YAPI

İlçenin coğrafi konumunun dağlık ve engebeli olması, tarıma elverişli araziyi azaltmıştır. İlçede tarla tarımı yapılmaktadır. Tarımda sebzeciliğin yeri azdır. Genelde üretim ihtiyacı karşılamaya yöneliktir. Son yıllarda geçim kaynaklarının en önemli sektörü hayvancılık olmuştur. Besi hayvancılığının gelişmesi, iyi cins hayvan ıslahı ve kaliteli yem üretimi, hayvancılık sektörünü olumlu yönde etkilemiştir.
Besi Tavukçuluğu : İlçede en önemli gelir kaynağı et tavukçuluğundan sağlanır. 1970'li yılların başından itibaren her geçen gün artan besi tavukçuluğu, ilçeye yurt çapında haklı bir ün sağlamıştır. Her çiftçi ailesinin hemen hemen bir kümesi mevcuttur. Bugün ilçede kümes sayısı 3200'e ulaşmıştır. Yıllık et üretimi her yıl artmaktadır. İlçede besi pilici yetiştiriciliği, entegre tesislerle yapılmaktadır. Çünkü civciv temini, yem temini, ilaç ve pazar sorunları, üreticileri bu yönde çalışmaya zorlamıştır. İlçede Mudurnu Tavukçuluk A.Ş., Köy-Tür, Bolu Tavukçuluk ve Bey Piliç faaliyet göstermektedir. Bunların yanında bazı küçük firmalar da bu tür faaliyetlerde bulunmaktadır. Tavukçuluğun ilçe ekonomisine katkısı büyüktür.
Saray (Depme) Helvası : Tarihçesi çok eski yıllara dayanan, saraylara intikal eden, un, şeker ve tereyağından imal edilen, asıl adı "Depme Helva" olan "Saray Helvası" yurdumuzun her tarafında aranılan ve beğenilerek yenilen gıda maddeleri arasına girmiştir. Saray Helvası, eski yıllarda ve halen günümüzde bazı evlerde büyüklerimiz tarafından yapılmaktadır. Zamanla artan talepe karşılık, fabrikasyon imalata geçilmiştir. Günümüzde başta büyük şehirler olmak üzere, yurdumuzun dört bir tarafına bayilikler aracılığı ile ulaştırılmaya ve tanıtımının yapılmasına çalışılmaktadır
 


Warning: main(ilceler.add) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /var/www/vhosts/boluilrehberi.com/httpdocs/ilceler/mudurnu.php on line 194

Warning: main(ilceler.add) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /var/www/vhosts/boluilrehberi.com/httpdocs/ilceler/mudurnu.php on line 194

Warning: main() [function.include]: Failed opening 'ilceler.add' for inclusion (include_path='.:') in /var/www/vhosts/boluilrehberi.com/httpdocs/ilceler/mudurnu.php on line 194


boluilrehberi >> Mudurnu
Aranan:   Sektor:           Yardim


boluilrehberi.com 2003 © Tum haklari saklidir