Ana Sayfa - il rehberi
Aranan:   Sektor:           Yardim
boluilrehberi >> Göynük


TARİHİ

İlk Çağlarda Göynük : M.Ö. 1200 - 620 tarihlerinde Frigler doğuya doğru ilerleyerek Bitinia'yı (Bolu) almışlardır. Friglere ait en eski belge 1966 yılında Göynük'ün (Germanos) Soğukçam Köyünde bulunmuştur. Soğukçam Köyünün ve Türbeönü Kayasının bulunduğu çevre, esas kısmı Asar Tepe'de bulunan bir frig yerleşim yerini belirlemektedir.
Bizans Devrinde Göynük : Bursa Tekfurlarına bağlı bulunuyor ve Aleksandros Kalesi adını taşıyordu. Bu devre ait kalıntılar halen mevcuttur. İlçenin Tepedibi (Susuz), Kilciler, Narzanlar ve Boyacılar Köylerinde ve bu köylerin civarında Bizans Devrine ait yazılı taşlar bulunmaktadır. Ayrıca Kilciler Köyünde bir de kilise kalıntısı vardır. Osmanlılar Devrinde Göynük : 1085'de Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra kurulan beylikler arasında Umur Bey Han, Beyliğinin merkezini Göynük olarak belirlemiştir. Göynük, Samsa Çavuş'un Mudurnu'yu almasından sonra Sorkun, Taraklı, Göynük civarlarına yaptığı akınlar sonunda Osmanlıların eline geçti. Orhan Gazi'nin oğlu Gazi Süleyman Paşa 1202'de Göynük'e gelerek kendi adıyla anılan bir cami ile bir hamam yaptırmıştır.
Yıldırım Beyazıt Zamanında Göynük : Yıldırım Beyazıt'ın Ankara Savaşında (1402) Timur'a mağlup olmasından sonra oğulları arasında başlayan taht kavgaları sırasında İsfandiyar Beyliği Beyi İsfandiyar Bey ile anlaşan Yıldırım Oğlu Süleyman Bey, Bolu dolaylarından geldi ve Göynük'te İsfandiyar Bey ile buluştu. Bu gün o beldeye "Bey Kavağı" veya "Bey Bahçesi" denilmektedir. Osmanlı orduları, doğu ve güneydoğuya yaptığı seferlerde Göynük'ü ikmal ve konaklama merkezi durumuna getirmişlerdir. Bu sebeple ilk Bağdat yolu açılmıştır. Bu yol açılınca kervan ve nakliye yolu olarak kullanılmıştır.
İstanbul'un Alınışında Göynük : Yıl 1453, her ne kadar Üsküdar Ulu rüyası görenlerin şehri ise de, bu kutlu rüyayı İstanbul'un manevi fatihi Akşemsettin'i dinlemek ve onunla mest olmak şerefi de Göynük'e aittir. Akşemsettin, Fatih Sultan Mehmet'in muhasaraya daveti üzerine, İstanbul kuşatmasına katılmıştır. Hazreti Eyüp'ün mezarını bulmakla şöhret kazanmıştır. Türbesi Göynük'tedir. Cumhuriyet Öncesi Göynük : Göynük Bursa ve Eskişehir'e bağlı bir voyvodalık olarak yönetilmiştir. Bolu'dan voyvodalık, II. Mahmut emri ile kaldırılınca (1811), yerine Bolu - Viranşehir sancakları adı ile iki mutasarrıflık kuruldu. 1865'de Göynük, Bolu'ya ve Bolu sancağı da Kastamonu'ya bağlandı. Kastamonu, vilayet merkezi oldu. Göynük de Bolu mutasarrıflığına bağlı bir kaza durumuna getirilmiştir. Düzce - Akçakoca birleşik nahiyesi Göynük'e bağlanmıştır. Ancak 1870'de Düzce, Göynük'ten ayrılarak müstakil kaza olmuştur.
Cumhuriyet Döneminde Göynük : Cumhuriyet döneminde ise Bolu vilayet olmuş, Göynük, Düzce, Gerede ve Mudurnu Bolu'nun ilk kazalarını oluşturmuşlardır. 1923'de Göynük'ün ilk kaymakamı Hurşit Bey olmuştur.

TARİHİ ESERLER

Gazi Süleyman Paşa Hamamı : Göynük'te Süleyman Paşa Camiinin batısındaki hamam, Sultan Orhan'ın oğlu Süleyman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dış duvarları tamamen kesme taştan yapılmıştır. Soyunmalık, soğukluk ve halvet kısımlarının üzerindeki kubbe kasnakları moloz taşındandır. Erkekler kısmında batıda bulunan girişin üzerine konsollu büyük bir silme örter. Üst kısımda ise alçı şebekeli bir pencere bulunur. Ayrıca kapının yanında da iki pencere bulunur. Bu kısımdaki soyunmalığın üzeri kubbe ile örtülüdür. Kadınlar kısmı, erkekler kısmına göre daha küçüktür. Hamamın güney tarafındaki külhanın büyük bir kemeri vardır. Üzerinde yüksek bir baca yer alır. Bugün halen hamam olarak kullanılmaktadır.
Gazi Süleyman Paşa Camii : Gazi Süleyman Paşa tarafından (1331 - 1335) yılları arasında yaptırılmıştır. Tek kubbeli ve tek minareli olan cami, 1948 ve 1960 yıllarında restore edilmiştir. Bugün camiinin kubbesi yoktur. Cami ilk Osmanlı eserleri içinde, Bolu'da en güzellerinden olanı ve sağlam kalanıdır. Ağır taş duvarları ile tarihsel yapıların alaturka kiremitleri nasıl hareketlilik sağlıyorsa, pencereler, cam ışıklılar da ayrı bir güzelliği oluşturur.
Akşemseddin Türbesi :Fatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemseddin'in Göynük'deki Türbesi kefeki taşından yapılmış, kasnaksız bir kubbe ile örtülü altıgen planlı bir yapıdır. Girişi doğu yönündedir. Kapının üzerinde sivri kemerli bir alınlık yer alır. Türbenin içi çok sadedir. Kubbenin oturduğu pandedifler ilgi çekicidir. Her kenarda, altta ve üstte ikişer sıra halinde yer alan pencerelerden üst sıradakiler geç devre ait renkli camlı alçı şebekelerle süslenmiştir. Akşemseddin'in sandukası 2.50x0.50 metre boyutunda, kapıdan içeri girince sağdadır. Ceviz üzerine kabartma yazı ile süslü olan bu sanduka Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel bir örneğidir. Kapaklar nar çiçeği kabartması ile süslenmiştir. Türbede ayrıca Akşemseddin'in oğulları Nurullah ile Emrullah (Nunü-l Hüda) çelebilerin sandukaları vardır.
Ömer Sekkin Türbesi :(Bıçakçı Ömer Dede Türbesi) : Akşemseddin'in arkadaşı ve Hacı Bayram Velinin müridi Ömer Sekkin'de Göynük'tedir. Mimari değeri olan bu türbe kesme taşdan yapılmış altıgen biçiminde bir yapıdır. Girişi iki mermer sütunlu ve kemerli, kapısı ağaç oymadır. Giriş ve türbe üzerinde kurşun kaplamalı iki kubbe vardır. Pencereleri oyma taş çerçeve içine yerleştirilmiştir. Demir parmaklı ve üzeri kemerlidir. Ömer Sekkin Dede cezbe ve hal ehli, kayıtlardan azade bir dervişdir.
Zafer Kulesi :Göynük'e gelenlerin gözüne ilk çarpacak yapılardan biride zafer kulesidir. Yüksek bir yerleşim alanına kurulmuş olan beldede kurtuluş savaşının başarılarını sonsuzluğa ulaştırmak istercesine halkın en coşkulu duygularını yansıtan bu anıtsal kule yapılmıştır. Kaymakam Hurşit Bey önderliğinde 1923 - 1924 yılları arasında sekizgen bir temel üzerinde ahşap mimari biçimde üç katlı olarak yapılmıştır, 1960'da restore edilen kule, eski görünümünü korumaktadır. Frig Harabeleri : Friglere ait en eski yazılı belge 1966 yılında Göynük'ün Soğukçam (Germonos) köyünde bulunmuştur. Burada friglere ait kalıntılar vardır. Bunların en önemlilerinden biri ise yüksek bir kaya üzerine yazılı kitabedir. Bizans Kalıntıları : Bizans tekfurlarının Göynük dolaylarında yaşadığı bilindiği gibi Göynük'ün Kilciler köyünde bu devre ait bir kilise kalıntısı ile o devirlere ait mezar kitabeleri vardır. Bizanslılar devrinde de bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

YAYLALAR : Çubuk Yaylası, Arıkçayırı Yaylası, Bulanık Yaylası, Değirmenözü Yaylası, Hacımahmut Yaylası en önemli yaylalarıdır.

GEZİ VE MESİRE YERLERİ

Sünnet Gölü, Çubuk Gölü ve Çatak Köyü Kaplıcası, görülmesi gereken turistik yerlerdir.

BELİRLİ GÜNLER

    Her sene Mayıs ayının son haftasına rastlayan pazar günü "Akşemsettin'i Anma ve Sempozyumu" yapılır. Ayrıca 10 Ekim'de "Göynük Bayramı" yapılır.

EKONOMİK YAPI

    Göynük İlçesi'nin ekonomisi, tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Çevre köylerde buğday, arpa, şeker pancarı, nohut, ayçiçeği ve fasulye üretilir. Yumurta ve besi tavukçuluğu ise çok önemli bir gelir kaynağını teşkil etmektedir.


Warning: main(ilceler.add) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /var/www/vhosts/boluilrehberi.com/httpdocs/ilceler/goynuk.php on line 121

Warning: main(ilceler.add) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /var/www/vhosts/boluilrehberi.com/httpdocs/ilceler/goynuk.php on line 121

Warning: main() [function.include]: Failed opening 'ilceler.add' for inclusion (include_path='.:') in /var/www/vhosts/boluilrehberi.com/httpdocs/ilceler/goynuk.php on line 121


boluilrehberi >> Göynük
Aranan:   Sektor:           Yardim


boluilrehberi.com 2003 © Tum haklari saklidir